İnsan beyninin incelikleri.

Kimseye hakaret anlamında yazmadım canım o üsttekini. Kendime de hakaret anlamında yazmadım.

Ama dürüst olalım, hiçbirimiz insan beynin nasıl çalıştığını idrak edemez yıllarca uğraşsak. Özellikle de sıkıntı anlarında.

Şeytanın bile aklına gelmeyecek şeyler 2 yolla girer beyne; ya izlenim yoluyla özenti olarak, yada kişisel yaratıcılıkla. Zaten galiba bu kişisel yaratıcılık en çok sıkıntı anlarında bize yardımcı oluyor. Dün gece ne yapsam ne yapsam diye tırnaklarını kemiren benliğiniz "Aaa, hakikaten şunu yapsam ya ehihi" diyerek bir anda küçük mavi bir şirine dönüşebiliyor. Siz de iyi birer çocuk olursanız hayata geçirebiliyorsunuz bunları.

Son 2-3 gündür çok sıkıntılıyım aslında. Yapacak çok iş var, gidecek çok yer var. Yazılacak çok şey var, çalışılacaklar, edilecekler... Herkes zaten kendi derdindeyken, onlara ısrarla senin de bir derdin olduğunu anlatmak zor zanaat nitekim. Bu yüzden acaba ben bundan bir 6 ay önce neler yazmışım diyerek açtım sayfayı, ve gördüm ki Göktuğ Haziran ayında bir yazı yazmış. Benimse son yazım Şubat ayında.

Bu aslında kötü bir şey değil. Aksine, demek ki Şubat'tan beri bir şeyler anlatmak istediğimde anlatabiliyormuşum birilerine. Ama zaman zaman 1 kişiye değil, birçok kişiye dert anlatmak istiyor insan.

Bu yüzden sayfaya yeniden çeki düzen verdim. Daha sade, bana göre daha okuması kolay bir hale getirdim.

Bakalım zaman neler getirecek. Şimdi sıra bekleyip, arada da 2 kalem bir şeyler çizittirmekte buraya.

Sevgiler, saygılar.

0 yorum: