Abi çok güzel beynim var, ben kendim yedim öğlen.


Farz edelim hakikaten gerçekleşti. 

  Tubitak bizden gizli çalışma yürütüyormuş meğersem. T-Virüs'ü amerikalılardan önce bulmuşlar. Marmaray falan hikaye, aslında orada gizli araştırma merkezleri varmış kimyasal. Ölüler üzerinde araştırma yapıyorlarmış. Dine aykırı ama, yani Show haberde de çıkmanın lezzeti ayrı. 

"Ölü dirilten virüsü bulan araştırma ekibi göğsümüzü kabarttı." 

  Ve hakikaten farz edelim ki Ahmet efendi akşam labarotuvarda yerleri silerken yanlışlıkla düşürdü virüs şişelerini yere. Üzerinde milyonlarca dolar harcanan o güzelim serum yayıldı etrafa, ve Zincirlikuyu'da yatan bilimum ölü insan, akrabasından tutun ünlüsüne, başladı canım Türkiye'm de kol gezmeye. 

Tamam evet, hepimiz korkarız. Ben de istemem Hafize teyzenin gelip beynimi yemesini. Yada kapıcının çöp diye kapıyı çaldığında çöp yerine başka organlarım için gelmiş olduğunu görmeyi. Ünlü biri gördüğümde ben de gönül rahatlığıyla gidip fotoğraf çekileyim isterim.  

Yahu ama bi' düşünsenize?

  Ekmek almaya 4 kişilik gruplar halinde ellerde pompalı tüfekle gitmek, bir yandan zombi öldürürken bir yandan yumurtaların kırılmamasına veya sucukların ezilmemesine dikkat etmek. 

 Hoca "Çucum ödevin nerde senin?" dediğinde "Hocam akşam evi ölüler bastı, yapamadım." diyebilmek. 

Yada en basitinden, çoğu insan ekmek derdini bırakıp beyin derdine koşturacağından metrobüse rahatça binebilmek. 

Gerçi ortalıkta beyni olmayan çok, aç kalır canım zombiler. 

Olsun, yine de ola eğlenceli olabilir bence. Yada bilmiyorum ben çok oyun oynuyorum bu aralar. 

Lan? Biz şimdi bu koyunları kestik onlar da dirilmesin? 


0 yorum: