Sihirli bir değneğim olsa, dünya barışı BZZT!

Hayatta üzücü olaylarla dolu. 

Bazen öyle otururken aklınıza esen garip bir düşünceyle hüzünleniyor insan. Bazen de sonucunu bile bile bir işe giriyor, olmasını istemediği, ama beklediği bir şeyle karşılaşıp yine hüzünlü denizlere yol alıyor kiraladığı deniz bisikletiyle. 

Harry Potter'ın yeni filmini izledim dün gece. Merak etmeyin bayık bir film eleştirisi yazmıyorum. Ama bu kadar çabuk büyümemize yol açan metabolizmalara dair bir eleştiri yazıyor olabilirim, göreceğiz. 

Her zaman olduğu gibi yine merak denizlerinde yol aldım filmden sonra. 

Daha dün biz ilk kitabı okuyup, ertesi günü koşa koşa sınıfa girip "Olm büyü müyü süper lan, böyle değneyi sallıyon, sonra senin yerine ödev falan yapıyo, inanılmaz yeaa" diye gevşek cümleler kurmamış mıydık? (Ben kurmadım, öhm) 

Çocuk aklımla o quidditch maçlarını izledikten sonra oklavayla odamın içinde bi' 30 tur attığımı da hatırlarım. E tabi bizde yok öyle altın toplar falan, top niyetine kames top kullanınca gerçekçilik duygusu biraz uzaklaşıyor. Belki de "maçın" sonuna doğru içeriden babamın gayet kalın ve yüksek bir sesle "GEL YEMEĞİNİ YE KIRMİYM O OKLAVAYI ŞİMDİ KAFANDA" cümlesinin de etkisi olabilir bu gerçekçiliğin kaçması olayında. Hohaaheoıh. 

Ama şunu farkettim, beraber büyüdüğümüz ailenizin büyücüsü Harry erkana veda edince, biz de bir devre veda etmiş olacaz. 

3. Sınıfta ilk kitabıyla tanışmanın üstünden yıllar geçti, ve her filme biz bir şekilde arkadaşlarla toplanıp gittiğimiz için aslında her film bizim hayatımızın farklı dönemlerini yansıtıyor. Şimdi "kuul" arkadaşlar hiç asabımı bozmasın "Olm ne heri potırı, biz o zamanlar işte halı saha maçları, kızlar falans.." diye. Gayet siz de izlediniz çoğu filmi arkadaşlarınızla. Siz de orta okulda ilk kız arkadaşınızı Harry Potter filmine götürdünüz hafta sonu. 

O yüzden adam olun, siz de benim gibi üzülün. Çünkü Harry Potter Temmuz ayında bir daha girmemek üzere çıkıyor hayatımızdan. Biz de 80ler sonu, 90lar başı kuşağı olarak artık resmi olarak büyümüş sayılıyoruz. Ve üzülerek söylüyorum, HAYIR Almanlar yenilince biz de yenilmiş sayılmıyoruz. 

O değil de, Göktuğ biz 5. filme hep beraber gitmemiş miydik lan? Sen, ben, Ertuğ, Kemal Can, Tamer falan? Yanlış mı hatırlıyorum?

0 yorum: