
Siz farketmeseniz de ben farkındaym, bir süredir yazamıyorum buraya. Sebepleri de zaten o kadar önemli değil.. Kişisel sebepler deyip olayı özele indirgeyim ve merakınızı suyla söndüreyim.
Yukarıdaki resim İngiltere'den. Eminim haberlerde birçoğunuz dikkat etmiştir. İngiltere'li atheist toplulukları kendi aralarında birleşerek kendilerine yapılan bağışları kullanıyorlar ve Londra genelinde 600 e yakın otobüse böyle bir reklam veriyorlar. Benim ilgimi çekense bu olayda yapılan faaliyet değil, içindeki cesaret ve özgüven.
Aslında bu olay biraz da missilleme hristiyan-müslüman gruplara karşı. Çok uzun olmayan bir süre önce Hristiyan gruplar aynı şekilde otobüslere "Atheistler Cehennem'de yanacaklar! Bir'an önce tanrıya inanmaya başlayın!!" şeklinde bana göre sinir bozucu bir reklam vermişlerdi. Ancak farkettiyseniz, atheist gruplar buna aynı kabalık ve kendini bilmişlikle cevap vermek yerine, böyle renkli renkli, insanın içini açan şirin bir reklamla karşılık veriyorlar.
Beni takip ediyorsanız bir süredir, farketmişsinizdir, hep olaylara "Bizde böyle olsa ne olur acebağğğ?" diye yaklaşıyorum. Ancak, cidden, bu olayda kitlendim. Bizim ülkemizde atheist gruplar toparlanıp iett otobüslerine böyle bir reklam verseler, ne olur? E tabi modern düşünüyorsunuz, nolacak falan diyorsunuz... E iyi de belgesel çekimleri için kaleye eski bizans bayrağı konulduğunda, hatırlamıyor musunuz neler olduğunu?
Netekim, aynen öyle. O otobüs taşlanır, reklamı verenler dava edilir çok sevilen millet vekillerimiz tarafından. İmamlarımız sağda solda "Hakk yoluna gelin Hakk!" diye coşarlar. "Nolacak bu ülkenin hali!" diye dizlerini döverler düşünürlerimiz.
Ama düşünce özgürlüğünü doyasıya yaşamak, vatandaşlık haklarını düşünce özgürlüğü haklarıyla birleştirmek neden bu kadar zor?
Evet, öncelikle "şüphe duymaktan", "felsefe" den, "psikoloji" den, yani düşünmekten, çelişmekten korkulduğunun farkına varmak gerekir. Din bizim herşeyimiz bu ülkede. Anne-babamız hangi dine mensupsa, biz de o dinin en gururlu üyeleri olmak zorundayız. Kaçışımız, 2. bir seçeneğimiz, çıkar yolumuz yok. "Abi inanıyorum ama işte..." diye konuşmaya başlayan bir dolu insan varken, anlamıyorum nasıl oluyor da bu kadar kabul ediliyor genel-geçerlilik.
Belli değil mi? Birçoğumuz karşıyız bu düzene. Birçoğumuz, bir seçeneğimiz olsun istiyoruz. Ama, yapabildiğimiz birşey yok. Elimiz kolumuz geleneklerle bağlı. Ağzımızı açsak, sçıyorlar o ağızın içine. Ne Tanrı, ne dinler, ne genelekler, ne inanışlar hakkında görüşlerimizi özgürce söyleyebiliyoruz. Yada bir dakika... Söyleyebiliyoruz ama kendi aramızda. Büyüklerimiz bunları bilmemeli görmemeli sanki. Çünkü "atheistlik" kötü birşey. İnanmamayı bırakın "Agnostik" olup şüphe duymak bile kötü birşey. Atheistler ve agnostikler herkese saygı duymak zorunda eşşek gibi, ama onlar biraz saygı isteyince kıyamet kopuyor, taşlanıyorlar. Dışlanıyorlar.
Sabah otobüse bindiğimde "Hakk yoluna gel ey inanmayan, yoksa cayır cayır yanacaksın!" yazısını görmek istemem. İnanıp inanmadığım bana özel, ama inanmayan insanların böyle vahşice korkutulmasına göz yummak istemem. Şunu da pek anlamıyorum, neden atheistler hep "biz" inananlardan daha ılımlı, daha mantıklı oluyorlar? Neden onların verdikleri reklam sabah içinizi açacak birşeyken, inananların verdiği reklamlar, yaptıkları şeyler vahşi korkutma eylemlerinden ibaret? Korkutarak mı inandırmak gerekiyor insanları? E hani dinler hoşgörülüydü? Herkes inanıp inanmamakta özgürdü?
Demek istediğim şu. Bir seçeneğe ihtiyacımız var. Başka bir din, başka bir görüş, başka bir inanış seçsek de hoşgörüye ihtiyacımız var. Başka şeylere açık olmaya ihtiyacımız var. Elimizi taşa götürmeden önce, aklımıza götürmeye ihtiyacımız var.
Çok mu toplumsal mesajı içerdi? Farkındayım evet... Napalım, bazen böyle şeyler yapmak gerekiyor :)))
Not: Bu arada "atheist" derken "oha lan şu grubun solisti atheistmiş, çok cool ya ben de atheist olcam" atheistlerinden değil, bilimsel düşünüp tercihini yapan atheistlerden bahsediyorum.
Take care bebeler!