
Malatya hafif acaip bir şehir.
Kendisine taşındığım andan beri gördüğüm ilginç yapılar ( bkz. yeni belediye binası ),
tanık olduğum diyaloglar
(cd'ci:"Malatya önceden iyidide doğudan çok göç aldı."
ben:"Hmm... Ben Malatyayı da doğu sanıyodum." ),
ve kayısıya olan abartılı düşkünlükleriyle ( şehir girişindeki kayısı tutan el heykeli, marketlerin çoğunun sembolleri ve 2 dükkana bir kayısıcıları...) beni birçok kez hayrete düşürmüştü.
Ama geçen ay şehrin en işlek caddesinde çevreme bakınırken gözüme kocaman bi popo takıldı. Hakkaten kocaman ve anadan doğma... Önce tereddüt ettim belki çıplak değildir dar giymiştir diye ama önden bakınca gördüğüm incir yaprağı tereddütümü şoka dönüştürdü.
Halkının fazla muhafazakar olmasından yakındığım bir şehrin en işlek caddesinde Atatürk ve elinde bayrak tutan çıplak bi adamın heykeli vardı (evet resimdeki). Arkadaşlarıma bu adam kim diye sorduğumda aldığım " Bilmem, İnönüdür heralde." cevabının doğal olan saçmalığı sonucunda kendi kendime dedim; "Bulacam olum seni..."
Google da yaptığım araştırmada bir sitede heykel hakkında bilgi buldum. Tam olarak şöyle yazıyordu;
"Malatya il merkezinde bulunan Atatürk heykeli 1946-1947 yılında Mimar Nejat Sirel ve Heykeltıraş Hakkı Atamulu tarafından halkın verdiği 130.000 TL. ye yapılmıştır.
Yüksek taş bir kaide üzerindeki heykelde Atatürk ve bayrak taşıyan çıplak bir erkek figürü görülmektedir. Atatürk’ün bir eli gencin omzunda tasvir edilmiştir."
Bu kadar normal birşeyi neden merak ediyosunki denmiş gibi oldum yazıyı okuyunca. Arkadaşım Atatürkün yanında neden çıplak bi genç var diye laptopa çemkirip devam ettim araştırmaya...
Önce Atatürk'ü lekelemek amacıyla yapılmış birşey olabilirmi dedim, komplo teorileri kurdum ama bu kadar da açık açık yapılamazdı heralde. Art niyetli bi eser olduğu düşüncesini eledim. (Art niyetlideki artı Türkçedeki anlamıyla kullandım.)
Bir gün yurdun kantinine gittiğimde kantincinin Malata ile ilgili bir video izlediğini gördüm ve biraz sonra ekranda bizim eleman belirdi. Sordum abi bu adam kim ya diye. Başladı İbrahim abim anlatmaya;
"La bi gün Atatürk Malatya'ya gelmiş, bu deyüste hamamdaymış. Duyunca Atatürkün geldiğini koşmuş öylece."
Sonuç: Eee burası Malatya...
1 yorum:
not: sondan üçüncü paragrafta "Malata" derken salata değil Malatya demeye çalıştım... Hadi öptüm gözlerinizden...
Yorum Gönder