
Birçok şey farkettim lan bu hafta... Hakikaten ama, bazıları iyi, mutlu edici bazıları umut söktürücü. Farketmek güzel netekim, bilerek ortama ayak uydurmak daha kolay oluyor.
Bu haftaki Uykusuz'da (siz bu yazıyı okurken geçen haftaki, yada geçen ayki olabilir bahsettiğim sayı.) Ersin Karabulut benim için anlamlı gelen birşeyler çizittirmişti. Okudum, birçok insanın da "Hıı hakkaten de öyle yaaa, bravo Ersin'e yine yapmış yapacağını." dediğini düşündüm bu yazıyı, ve gülümsedim. Fakat beni daha fazla düşündürdü, daha fazla heveslendirdi.
Sayfasındaki mini öyküde kafede oturuyor Ersin abimiz bir ablayla. Ablamız "Ben de güzel yazarım aslında, blogum da var göstereyim istersen." deyip Ersin Abi'ye gösteriyor blogunu. Ordaki yazı da yanlış hatırlamıyorsam " Karanlığın içinde büyüdü gözbebeklerim... Düşmeye başladım, ve sen... Sen yoktun... " gibi bir yazı.
Devamında aynılıktan, orjinal olamamaktan bahsediyor. Doğru değil mi, girin bakın birçok blogda yazılan aynı saçmalıklar. "Derinim lan ben!" yarışı. "Sadece siz değil, ben de yazıyorum!" bağırtısı. Hep kelime oyunları... Hep anlamlı bir cümleyi dolaylı yoldan anlamsızlaştırma falan.
Ben de ak kaşık değilim haliyle, ama bunu bilerek daha aza indirmek, daha saf daha dürüst yazılar çıkarmak da benim elimde pekala.
Aynı düşünceleri anlatmak isteyen, aynı özellikteki insanlar çoğaldı. Bazılarımızın amacı yazı yazarken basit. Düşüncelerimizi açmak, paylaşmak. Bazılarımızınki ise dediğim gibi, ilgiye yönelik.
Ben neler farkettim?
Evet 3 noktalı yazıların modası geçti. Derin şeyler yazmaya çalışırken boka sarmaya hiç gerek yok artık. Düz, dürüst ve hedefe yönelik yazılar daha makbul. Benim için en azından.
İnternet yaygınlaştıkça, bazı şeyler geçmişe göre popülerleştikçe her zaman bu popülerlikten yararlanmak için o işin bokunu çıkaranlar oluacaktır. Aynı şey benim ve can dostlarımın yıllardır icraat ettiği müziğe de yapıldı. Şimdi her 4 kişi toparlanan iyi müzik yaptığını sanıyor. Şimdi ise bu bloglara oluyor. "Aaa blog, ne güzel,e ben de yazıyim o zaman." diyen herkes bir tıkla blog sahibi oluyor. İlginç benzerlikler çıkıyor ortaya. Anlamlı yazmamaktansa hiç yazmamayı tercih edenler ise doğru yaptıkları halde unutuluyor.(Bkz. Orhun, Göktuğ- hoş Göktuğ'un bi skim yazdığı da yok muaheueh.)
Şunu farkettim, blogumuza pek kimse uğramıyor. Ancak bu moralimi de bozmuyor. Yola çıkarken amacımız popülerlik değildi. Birilerine ulaşmaktı. Anlamlı birşeyler elde etmekti ilgi değil. Meyvemi(zi) de aldım. Birkaç aydır sitesinde sadece garip videolar olan Berk(muhaueh yalan makinasıymış) blogunu baştan yaratıp yazılarını bizlerle paylaşmaya başladı. 1 de olsa 1000'e yolu var bu işin. Başlangıcı görmekse mutlu edici.
Peki buraya uğrayıp cici gözlerini bizler için yoran dostlardan isteğim nedir? Yorumlarınızı eksik etmeyin de, sadece ben değil, benim yapmaya çalıştığımı topa tutanlar da görsün.
Sağlıklar olsun.
Teşekkür ediyorum bebelerim...
3 yorum:
Yalan makinesi değil "Yalan Testi" :D
Binyılın olayı o program! Benim adımı açıkça kullanma, dava ederim seni :D -Dava ederim nedir ya? Bir insanı normal şeklinden dava şekline sokmak?
Neyse, tabi blogların geneline bakınca bu "üç nokta"nın insanlara çok yararı var örneğin "üç nokta" ile yorulmuş bir insan olup "sofistike" görüntüsü verebilirsiniz.
Tabi, bunalım takılabilirsiniz her cümlenize üç nokta koyarak...
vs,vs...
Nerden çıktı bu saçmalık, kim yaydı bunu ya?
Garaj'ı takip et Mehmet, daha saldırgan olmaya başlıyoruz, kemelerinizi takın...
İşe yaradı mı?
-Hiç sanmıyorum
Yarın görüşürüz...
sandık içinde bişeyi beğendiğini okurken derinlik kaygısı mevsusundan bahsettiğini anladım:D.. çünkü aynı tespiti yapmış hatta telefonda abime şey demiştim: abi bak bu hafta ersin karabulut şeyden sözediyodu hoşuma gitti falan.. güzel hatta yayılmalık, reklamı yapılmalık bi yazı, saygı duyuyosun bu tarz yazanlara, duyulmalı da ama sanırım tüm insanlar bunları okurken lan amele misin arkadaşım diye düşünüyor, birileri dile getirmeli artık...
Ersin Karabulut farklı bişe yazmıyor zaten bizi yazıyor, o yüzden seviyoruz onu bu kadar. Onun kadar sert aynı zamanda doğru yazan-çizen çok az.
Keşke Berk de öyle yazsa. Bi skime yarardın Berk. Auhe.
Yorum Gönder